İçinden Okumanın Gizli Gücü

Öğleden sonraki serbest etkinlik dersini okuma saatine ayırdım bugün. Okumaları için hikaye kitapları dağıttım.

Aradan beş dakika geçti geçmedi, “Bitirdim,” diye geldi Muzaffer. Biliyorum ki yavaş okuyor ve bu okuma hızıyla bu kitabı bu kadar kısa sürede bitirmesi ihtimal dahilinde bile değil.

Yine de, bir de benim yanımda okusun, okumasını bir kez daha göreyim istedim. Kem küm ederek okumaya başladı. Birkaç cümle okuduktan sonra çıkıştım:

“Bu okumayla bu kitabı beş dakikada nasıl bitirdin sen oğlum?”

Yüzüme doğru baktı, halâ tam olarak düzelmeyen konuşması ve ağzında kocaman yayvan gülümsemesiyle cevap verdi:

“Öğyetmenim, içimden okiyince çok hızli okiyim ben!”

Muzaffer’in bakışı ve söyleyişi o kadar tatlıydı ki, gülümseyip başını okşamaktan kendimi alamadım.

Çocukların bu tarz cevapları bazen hem şaşırtıyor hem de insanın yüzünde kocaman bir gülümseme bırakıyor. Aslında Muzaffer bir bakıma doğru da söylüyor. Birçok çocuk içinden okurken daha hızlı okuduğunu düşünür. Ama sizin de fark ettiğiniz gibi, akıcı okuma henüz gelişmediği için, kitap gerçekten bitmiş olmuyor.

06.09.2016,Perşembe
2/B Sınıfı
Gülyalı Merkez İlkokulu

Bir yanıt yazın