İlkokulda sınav yok, malum. Bu nedenle sınav değil değerlendirme yapıyoruz. Öğrencilerim de benim dediğim gibi diyorlar. Hatta birisi sorsa meselâ:
— “Öğretmenim, yarın matematikten sınav var mı?”
Diğerleri hep bir ağızdan atılıyorlar:
—”Sınav değil, değerlendirme!”
Bugün, matematik değerlendirmesi yapıyoruz. Ben okuyorum, puanları söylüyorum.
Kıvırcık’ın puanını özellikle sona bıraktım. Hesaplarken heyecandan nefesi kesilecek sanki.
— “100’den 12 eksik,” dedim. “Hadi, bakalım kendin hesapla. Kaç aldın?”
Normalde matematikte sınıfın en iyisi olan Kıvırcık, bir türlü hesaplayamadı. Eli ayağına dolandı, rakamlarla boğuşuyor adeta. O sırada Alparslan atladı:
— “İki saattir hesaplayamadın ya, ne var, 112 işte!”
Bir durdum, kağıttan kafamı kaldırarak arkama yaslandım. Önce Alparslan’a, sonra da notuna baktım: 51 almıştı. Güldüm, “Eh,” dedim, “bu nottan da ancak bu kadar matematik beklenir.”
Hatasını anlayan Alparslan da gülerek elini alnına vurdu.
09.01.2026, Cuma
Gülyalı Merkez İlkokulu
3/A Sınıfı
