Eskiyen Her Şey Değişir

Okulumuz bu sene yeni müdürüyle birlikte tarihinde görmediği değişimler yaşadı: Yeni boya(artık okulumuz tarif ederken “Yol kenarındaki renkli okul” diye tanımlıyorlar), yeni kapılar, yeni toplantı salonu, yeni tabelalar, yeni merdiven yazıları, yeni okul girişi, çiçek böcek falan filan. Değişimler hız kesmeden devam ederken, bugün de yeni sıralar ve masalar geldi.

Sıraların taşınması sırasında müdürümüz, öğretmenler odasından aşağı inerken nöbetçi olan beni beni gördü. Geldi, sol koluyla sağ koluma girdi, parmağını tehdit eder gibi yüzüme yüzüme salladı:

“Okulda eski hiçbir şey bırakmayacağım!”

Hem okulun en eskisi benim, hem de birbirimizi geçen bu kısacık sürede iyi tanımışız, nazımız geçer birbirimize, şakalaşırız. Güldüm, orada bulunanlar da güldüler. Biz gülüşürken bir öğretmen arkadaşımız sordu:

“Müdür bey, öğretmen masaları ne zaman değişecek?”

Müdür yine bana döndü:

“Onlar öğretmenlerle birlikte değişecek.”

Aslında okulumuz enmekliliğini çoktan hak etmiş, uzatmaları oynayan öğretmenlerin çoğunlukta olduğu bir okul. Bazen diyorum ” Huzurevi gibiyiz, niye emekli olalım?” Elbette ciddi değilim, son iki senem olduğunu hep söylüyorum.

Müdürün iğnelemelerinin altında kalmadım:

“Anladım amirim, beni gözden çıkardın da, sıra sana gelmeyecek mi sanıyorsun?”

Müdür de güldü bu sefer, “Orası da öyle ya,” deyip ellerini iki yana açtı, işine devam etti.

21.10.2024 Pazartesi
Gülyalı, Ordu

Bir yanıt yazın